Dondurma
Çocuğu yanağından öptü
bir külah dondurma
gözü yumuk bir dondurma
çocuk alarak annesinden
ikiyüzellibin lira
gamzelerini saydırmaya gitti
dondurmacıya
yumuk gözlerini hemen açtı dondurma
öpüşmekten de vazgeçti
başladı çocuğun
dudaklarını yalamaya
bu işe bozuldu temmuz
öyle ya
ne de olsa
veya
hiç olmazsa
çocuk teşekkür etmeliydi
temmuz'a
derken
yere düştü çocuk
dondurmanın kanı aktı asfalta
ve çocuk soyulmuş dizlerine baka baka
temmuz'u şikayete gitti
ağustos'a
hem de
ağlaya ağlaya
hem de
iki gözü
iki dondurma
Kadir KÖZ
